İdeolojilililerleee, Karl Marx

“Bir kimse, telefon çaldığında ahize yerine, yanında duran salatalığı alıp ‘Alo!’ derse hata yaptığı sonucuna varabiliriz; ama eğer her akşam salatalığı ahize sanarak eline alıp saatlerce heyecanlı heyecanlı konuşursa, farklı bir çıkarım yapmamız gerekir.” (Eagleton, 2005:53)*

1801 senesi. Yer Fransa. Aydınlanma düşünürlerinden Destutt De Tracy kahvaltı yaparken aklına süper bi’ fikir gelir: Toplumdaki tüm dinsel metafizik düşüncelerin köküne kibrit suyu dökecek, 7’den 70’e herkese akıl fikir dağıtacak yeni bir bilim dalı oluşturmak! Diğer bilimlere temel olacak, bilimlerin bilimi olacak bir bilim dalı!

Fransa’da devrim ertesi. Herkes daha bir heyecanlı, kruvasanlar daha bir çikolatalı. Tracy, Institut De France Ahlak ve Siyasal Bilimler Bölümü’nde Duyum ve Fikir İncelemesi Dalı’nda çalışıyor. Bizdeki İktisadi İdari Bilimler’in biraz daha afilisi. O aşkla oturup kitabını yazmaya başlıyor: Element’s d’ideologie.  Evet bahsettiği bilim ‘ideoloji’. İdea: düşünce-fikir; loji:bilim. Yani fikirler bilimi!

Oysa biz bugün günlük konuşma dilinde ideolojiyi düşüncelerin sistematik olarak incelendiği bilim dalı olarak değil, doğrudan fikir sistemlerinin adı olarak kullanıyoruz. Çoğunlukla da olumsuz anlamda. Bunun ardında yatan hikaye Napolyon Bonapart’ın devrimden sonra verdiği sözleri tutmayıp ‘Allah bir ben tekim’ moduna girmesi. “Napolyon sen hayırdır?” diyen ideologlarla birbirine giren Napolyon, önce Ahlak ve Siyasal Bilimler bölümünü kapatmış sonra da Fransa’nın uğradığı Rus bozgunundan çayın içine düşen bisküvilere kadar her şeyden ideologları sorumlu tutmuş, olaylar olaylar. Diktatörler böyledir, bilirsiniz. Üzgünüz Tracy  Yalan oldu bilim dalı.

Biz gelelim sosyal bilimcilerin incelediği ideoloji kuramına. İdeoloji için tamam anlaştık dediğimiz tek ve kapsayıcı tanımımız yok, salatalıkla neden ahizeymiş gibi konuştuğumuzu anlamaya açıklamaya çalışan deniz derya bir alan bu. Sadece Terry Eagleton’ın kitabını açtığımızda kova kova tanımlar dökülüyor üstümüze. Hâl böyle olunca konu üstünde yapılan çalışmalar da farklılaşıyor.

Kurama altın vuruşu yapan ise ideolojiyi ‘toplumsal bilincin bir tarzı’ olarak incelemeye başlayan Karl Marx. Marx’a kadar ideoloji kuramı, benim bu şekil bu bayanın şu şekil giyinmesi, herkesin özgürlüğüne kimsenin karışamayacağıyla ilgiliydi. Düşünce, bilinç falan filan dendiğinde akla daha çok insan psikolojisi geliyordu. Amma lakin ki öyle değildir diyen Marx, bilinci tutup toplumsal pratiklerimizle, tarihsel süreçle ilişkilendirdi. Sınıf bilinci filan dedi. Biz şok tabii.

Marx, ideolojinin insanları ve onların ilişkilerini ters çevirip baş aşağı gösterdiğini söylüyor. ‘Camera obscura’daymış gibi. Gözün ağ tabakasına düşen cisimlerin görüntüsünün ters oluşu gibi. Buna da ‘yanlış bilinç’ diyor. İdeoloji bilincimizi yamultup ahdgbsmkçdkshsbsl** modumuzu aktif ediyor. Meğer fabrika kızı bu yüzden tütünleri kendi içer gibi sarıyormuş, beyaz yakalının şiirlere konu olan dramı bundanmış. İnsan gerçekten hayret ediyor.

İdeolojinin Serüveni*** burada bitmiyor tabii ki. Marx’tan devralınan kuramsal miras Gramsci ve Althusser gibi isimler tarafından artarak devam ettiriliyor. Neyse, aklıma ne geldi, film izleyelim mi?

They Live adlı ’88 yapımı bir bilimkurgu filmi var. Filmde Marx’ın bahsettiği yanlış bilinç, gerçekleri gösteren bir gözlük tarafından düzeltiliyor. Üstelik Marx’ın bu yanlış bilinci düzeltmek için bilime verdiği önem gibi burada da o gözlük bir grup bilim insanı tarafından icat ediliyor. Efsane dövüş sahnesi ve dahasının popstar Zizek tarafından okunduğu linki de buraya bırakıyoruz. Yorumlarda buluşalım. Gözlüklerinizi takmayı unutmayın. Bilimle kalın!

Firuze Şenbilim

Yıldız haritası:
* İdeoloji, Terry Eagleton, Ayrıntı Yay., İstanbul, 2005.
** aman he de geç, elleşme, boşver sana mı kaldı, çok da kötü sayılmaz, hatta süper bile sayılır lan!
*** İdeolojinin Serüveni, Yanlış Bilinç Hegemonya’dan Söyleme, Serpil Sancar, İmge Kitabevi

işte o film: http://www.imdb.com/title/tt0096256/

Zizek youtube şeysi: https://www.youtube.com/watch?v=7g8i3kuulKg

The following two tabs change content below.

Firuze Şenbilim

Alpha Zulu Papa. Sosyoloji dövüş sporcusu. BNGL’yi dojo bellemiş, Marx bir ki, hop bir ki, Bourdieu Durkheim Weber diye eğleniyor. Patates yer, bizi sever, bi de guş besler. (Freud’la yaklaşmayın.) iletişim: sosyal@bilimnegüzellan.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.