Otokinetik Etki Deneyi, Muzafer Sherif

Sansasyonel Milgram (İtaat) Deneyi ya da Zimbardo (Stanford Hapishane) Deneyi’ni duymuşsunuzdur. İşte daha onlar yokken, sosyal psikoloji alanı dutlukken, birey ve grup arasındaki ilişkileri bilimsel olarak inceleyip deneyler yapan, sosyal psikolojinin bir bilim dalı olarak gelişmesine öncülük eden, dünya çapında etkili bir isim vardı! Üstelik bu bilim dostu çekirdeğe çiğdem diyor, sosyal bilime gönül vermiş turkish kowboylara öncülük ediyor, kasabaya gelen kötü adamları bilimle kovalıyordu.

Kim mi? Muzaffer Şerif Başoğlu. Literatürdeki ismiyle Muzafer Sherif.

Kemerleri bağlayın, sosyal bilim seferlerine başlıyoruz!

Sherif’in en ünlü deneylerinden biri 1936 yılında Columbia Üniversitesi’nde yaptığı Otokinetik Etki Deneyi. Deney, otokinetik illüzyona dayanıyor. Bu illüzyon sabit bir ışığın karanlık ortamda hareketli gibi görünmesini anlatır. Sorumuz şu; fiziksel gerçekliğin belirsiz olduğu durumlarda bireyler nasıl yargılar geliştiriyor? Deneyimizde katılımcılara ışığı kapatın bir şey deniycez deniyor. Karanlıkta sabit bir ışık noktası gösteriliyor. Önlerinde minnak bir düğme var. Işık hareket edince hemen o düğmeye basmaları ve ne kadar hareket ettiğini söylemeleri isteniyor. Aslında ışık hareket filan etmiyor.

İlk deneyde Sherif, katılımcıları karanlık odaya tek tek çağırıp aynı şeyi 100 kere sorar. Yetmez, bugün git yarın gel diyerek tekrar sorar. Herhangi bir dayanak noktası olmayan katılımcılar sübjektif referans noktaları oluşturur, deneyin her tekrarlanışında bir önceki referans noktalarına atıf yaparak kendi ölçümlerine sadık kalırlar. ‘Şu kadar kıpraştı, bu yana kıpraştı’ gibi. Nerden bildin denince de ‘dün de öyle gördümdü, bence böyle’ diyerek kendi ölçümlerine referans veriyorlar. Bu da objektif bir norm ya da dışarıdan gelen bir kıyas noktası olmadığında kişilerin belirsizlik karşısında kendi normlarını oluşturduklarını gösterir. Ampirik cevap açık ve nettir, uzatmaya gerek yoktur: ‘Columbia MerkeZ Kafasına göre HerkeZ’

İkinci deneyde Sherif, dur bakalım bir de grup halinde sorayım der. Acaba yine kafalarına göre mi cevap verecekler, arkadaşa katılıyorum mu diyecekler, yoksa yepyeni bir referans noktası oluşturup ona mı uyacaklar? Bunu öğrenmek için iki ayrı koşul ayarlanır;

Katılımcıları 2 kişilik 8 grup ve 3 kişilik 8 gruba ayırır, 4 grup katılımcıyı önce tek tek çağırıp sorar ardından grup uygulamasına sokar, kalan 4×2 ve 4×3 kişilik gruplara teker teker sormadan doğrudan ikinci aşamaya alır. Uygulama sonunda bireysel koşulda ve grup koşulunda katılan iki ve üç kişilik grupların tahminlerinin medyan değerlerini karşılaştırır. Adettendir diyerek katılımcıların arasına çanta da koymuştur kesin ama literatürde bu bilgiye yer verilmemiş.

Özetle, ilk koşulda, 20 katılımcı önce ilk deneydeki gibi bireysel norm oluşturmaları için teker teker odaya alınır, sonra grupla birlikte tekrar aynı sürece sokulurlar. İkinci koşulda ise, 20 katılımcı hobarey diye doğrudan grup koşulunda sınanırlar. Tabii düğmeye bastıkları zaman tahminlerini yüksek sesle söylüyorlar ve birbirlerinin cevaplarını duyuyorlar. Dırırırımmm… Sonuçlara gelince;

Önce kendi normunu oluşturmuş olan katılımcılar, grupla birlikte tekrar deneye alındıklarında, bi haller edalar vuku buluyor ve halk arasında ‘cayma’ dediğimiz olgu cereyan ediyor. Sosyal psikolojide bunun sebebine ‘sosyal etki’, bu davranışa ise ‘sosyal uyum’ deniyor. Daha önce bireysel olarak bir fikir beyan etmemiş hobarey diye alınan grup ise gruba özgü bir norm oluşturup ona göre cevap veriyor.
Sherif’in grup üyelerinin birbirini karşılıklı olarak etkileyerek yeni bir norm, yeni bir standart geliştirdikleri süreci incelediği bu deneyi, bizden bilim uğruna odalarda ışıksız kalan tüm koca yürekli güzel insanlara gelsin.

Bir sonraki deneyimizde görüşmek üzere, bilimle kalın!

Firuze Şenbilim

Işık tutan: Sosyal Psikoloji, Nuri Bilgin, İzmir, 2008.

The following two tabs change content below.

Otokinetik Etki Deneyi, Muzafer Sherif” için 3 yorum

  • 18 Kasım 2017 tarihinde, saat 15:04
    Permalink

    çok geç rastladım. umuyorum ki çalışmalarınız devam ediyordur. hayranlıkla okudum her kelimesini. minnettarım, kendinizce kalın.

    Yanıtla
  • 25 Nisan 2018 tarihinde, saat 18:59
    Permalink

    Fotoğraf Solomon Asch’a ait lütfen değiştirebilir misiniz?

    Yanıtla
    • 5 Mayıs 2018 tarihinde, saat 12:48
      Permalink

      fotograf M.şerif e aittir,bilginize:)

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

40Shares