Fransa Sağlık Bakanı Açıkladı. İşte O İlaçlar…

Merhabalar sevgili Corona severler. COVID-19 pandemisi günlerinde sosyal medya, adeta Gezi günlerindeki gibi. Silahlı tenya gibi oldu Twitter, yanlış haberden geçilmiyor. Görünen o ki ülkedeki herkesin ya Haseki’de bir dayısı, ya Ümraniye Eğitim Araştırma’da bir eltisi, en kötü ihtimalle de Çapa’da bir arkadaşının dayısının arkadaşı falan var. Kimseye açıklanmayan gizli saklı bilgiler bir tek ona geliyor, o da görev bilinciyle hepimize yayıyor.

Ancak bu haberlerin içinde Fransa Sağlık Bakanı’nın attığı bir tweet gözümüze çarptı.

Kendisi diyor ki, ibuprofen gibi antienflamatuvarları almayın, hem semptomların ortaya çıkışını geciktiriyor (böylece daha çok kişiye bulaştırıyorsunuz sağlıklı görünüp) hem de hastalığın seyrini ağırlaştırıyor. Açıkçası ilk okuduğumda “Oha lan, elin sağlık bakanı bile sahtebilime düşmüş, hâlimiz hâl değil,” dedim. Ancak sonra sonsuz şüpheciliğim sayesinde oturdum araştırdım, sonra da her türlü COVID ilişkili yazının tık getirdiği bu günlerde oturdum Bilim Ne Güzel Lan’a yazdım, çünkü çakallık bunu gerektirir.

Bu bilgi, içinde bir miktar gerçek barındırıyor. Öyle tutup kesin doğrudur diyemem. Okuma yaparken şöyle bir araştırma gördüm, kenarda dursun, birazdan geleceğiz ona:
Are patients with hypertension and diabetes mellitus at increased risk for COVID-19 infection?

Bu virüs anjiyotensin dönüştürücü enzime (ACE – angiotensin converting enzyme) bağlanıyor vücutta. Eğer aldığınız ilaç vücutta ACE miktarını arttırıyorsa o zaman virüsün bağlanabileceği daha çok enzim var demek. ACE aynı zamanda tansiyonun artmasından da sorumlu. Anjiyotensin 1’in anjiotensin 2’ye dönüşmesini sağlıyor, bu da uzun bir mekanizma ile tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Bu dönüşümü engelleyen bir ilaç grubu var: ACE inhibitörleri. Anjiyotensin 1’e bağlanıyor ve onun dönüşmesini engelliyor. Vücut buna tepki olarak daha çok ACE üretmeye başlıyor. Benzer bir ilaç grubu da ARB’ler (anjiyotensin reseptör blokeri). Bunlar da oluşan anjiyotensin 2’nin gidip bağlanacağı alıcıya onun yerine bağlanıyor, böylece anjiyotensin 2 aktivite gösteremiyor. Yine aynı şekilde, bu ilaç da vücutta ACE miktarının artmasına neden oluyor (feedback etkisi, ileri okuma için önerilir). Yukarıda link verdiğim çalışmada da ACE inhibitörü ve/veya ARB kullanan hipertansiyon hastalarıyla kullanmayan hipertansiyon hastalarını karşılaştırmışlar ve ACE inhibitörü ve/veya ARB kullananlarda hastalığın daha kötü geçtiğini görmüşler. (Bu araştırma henüz çok “genç,” daha büyük örnekleme ve veriye ihtiyaç duyuyor.)

Buraya kadar bir sorun yok. Hipertansiyon başlı başına bir risk faktörü iken bununla mücadele etmek için ACE inhibitörü ve ARB kullanmak da bir risk faktörüne dönüşüyor. Şimdi geliyoruz Fransa Sağlık Bakanı’nın açıklamasına: Fransa’da görmüşler ki non-steroid antienflamatuvar grubu ilaçlar (NSAI) [ibuprofen (Nurofen), naproksen (Apranax) gibi] kullanan genç hastalarda, hastalık daha ağır geçmiş. Bu bir çalışma ürünü değil, saha gözlemi tamamen.

Peki, bakan hangi veriye dayanarak böyle bir açıklama yapıyor? Bildiğimiz şu ki non-steroid antienflamatuvar grubu ilaçlar da vücutta ACE miktarını arttırıyor. Buradan yola çıkarak, aslında laboratuvar seviyesinde kanıtı var durumun, ama klinik araştırma hiç yok. Sahadan gelen gözlemle de birleşince bakan vermiş coşkuyu.

Peki, alternatif ne? Parasetamol. O da bir antienflamatuvar aslında fakat vücutta etki gösterdiği mekanizma daha farklı (prostaglandin sentezi ve COX-1/COX-2 üzerinden etki gösteriyor). Türkiye örneğinde laps diye parasetamol önermek konusunda çekincelerim var, parasetamol karaciğerde metabolize olan bir ilaç, Türkiye’de karaciğer hastalıkları sık görülüyor. Karaciğer yetersizliğiniz varsa parasetamol kullanmak sorunlu.

Sonuç olarak, Fransa Sağlık Bakanı’nın açıklamasının arkasında yatan mekanizma bu. Bu yazılanların hiçbirinin tıbbi tavsiye olmadığını belirtmek gerekiyor, zaten Corona olup da Bilim Ne Güzel Lan’dan tavsiye alan da, ne bileyim ya, biraz şeydir bence.

Bilimle kalın.

The following two tabs change content below.

Ufuk Gökçek

“Gel de tıp hakkında yazı yaz” dediler, daha gelmeden bir yazı yazdı. Fakat sonra kendisini gören olmadı. Boş zamanlarında tıp okuyor, kalan zamanlarında ne yaptığını kimse bilmiyor. Bilimi sever, sahtebilimden nefret eder, birayı ise daha çok sever

Fransa Sağlık Bakanı Açıkladı. İşte O İlaçlar…” için bir yorum

  • 15 Mart 2020 tarihinde, saat 21:17
    Permalink

    Sağ ol Sevgili Ufuk. Çok güzel anlatmışsın. Biz de çok güzel anladık. Yaşa sen.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.