Aksiyon Teorisi Doğru Olmayabilir

Etrafınızda olan bitenin çok büyük bir oranını bırakın incelemeyi, daha ne olduğunu bile bilmiyorsunuz.

Yatağınızda gözünüzü açtınız, etrafınızda saat, masa, ayna falan var. Ama bunların ne olduğunu henüz bilmiyorsunuz. Öylece bakıyorsunuz ve anlamaya çalışıyorsunuz. Biraz araştırdıktan sonra o yansıtan şeyin ayna olduğunu anlıyorsunuz. Saatin zamanı gösterdiğini anlıyorsunuz ama, bir şey soluyorsunuz, burnunuzdan bir şey girip çıkıyor ama bunun ne olduğunu bilmiyorsunuz. Nasıl araştıracağınız konusunda da hiç bilginiz yok.

Eğer bir PC macera oyunu bu şekilde başlasaydı internetteki yorumlarda direkt: “ne biçim oyun bu ya, odaya koymuşlar hiç bir ipucu yok, çok zor” diye yerden yere vurulurdu.

Fizikte olan ise aşağı yukarı bu. Evrendeki madde ve enerjinin 80%’inin ne olduğunu bilmiyoruz. Karanlık madde-karanlık enerji demişiz geçmişiz. Anlamak için bir kaç teori var (yaklaşık 10000 tane kadar, keh keh) ama doğru olup olmadıklarını bilmiyoruz. Sadece spekülasyon da olabilirler (ki çoğu spekülasyon).

Neyse ki karanlık madde-karanlık enerji hakkındaki son derece bulanık anlayışımız yavaş yavaş netleşiyor. Teorilerden iddialı birisi diyor ki, “etrafta aslında çok çok hafif, elektronun kütlesinin milyarda birinden hafif parçacıklar var. Her yer her yer bunlarla dolu”. Bu küçük parçacıklara axion deniliyor. Parçacığın kütlesi elektronun milyarda biri zaten, nerede test edilecek, kim uğraşacak. Alan serbest, sık etrafa tabi.

Bu teoriyle Fermi Gamma-Ray Teleskobunda çalışan fizikçiler uğraşmış (kendisi şu anda yörüngede dönmekte ama çalışanlar Stockholm’de, yoksa onca fizikçiyi nasıl koyacaksın yörüngeye?). Bu axion parçacıklarının özelliği, manyetik alandan geçirildiği zaman keyiflerine göre ışığa dönüşmeleri (teori öyle öngörüyor). Stockholm’deki elemanlar da bunu test etmek için çok parlak bir ışık kaynağı bulmaya çalışmışlar. Etrafa bakıyorlar ve Perseus galaksi kumesinin merkezindeki NGC 1275 galaksisinin aha bele bele pasparlak ışıklar saçtığını gözlemliyorlar. Bu pasparlak ışıklar gamma ışınları. Bir parantez: Eğer bu gamma ışınları belli bir güçten fazla Dünya’ya direkt gelirlerse Dünya’da önceki soy tükenme olayları gibi bir felaket olabilir. Neyse ki böyle bir senaryonun olma olasılığı çok düşük.

Bu gamma ışınları, galaksi kümesi arasındaki güçlü manyetik alan içinden geçiyorlar. Eğer axion teorisi doğru ise, bu gamma ışınının enerjisindeki titreşimi görebiliriz. Ancak, bu gözlemlemenin sonucu olarak, gamma ışınlarının enerjisinde axion teorisini destekleyen bir değişme olmamış. Yani, karanlık maddenin ne olduğu konusunda axion teorisini eleyebiliriz.

Gözlemi yapan takım: “axion teorisini eledik ama bunu ortaya atan fizikçi bayağı uğraşmış. Gecesini gündüzüne katmış, biz de burada bilmem kaç sene sonra gevrek gevrek adamın teorisi yanlış dedik. Umarız kusurumuza bakmaz. Bir döner ısmarlarız tatlıya bağlanır.” demiş. Yok dememiş. “Karanlık maddenin axionlardan oluşmadığına dair büyük bir kanıt ancak daha fazla test yapılması gerekiyor” (önümüzdeki maçlara bakacağız demenin akademicesi) demiş.

Bakın, evren hakkındaki bilgimiz bu kadar zavallı. Evrenin 80%’ini oluşturan “oluşumun” teorilerinden birini daha yeni eledik.

Kaynak: Physical Review Letters, 2016; 116 (16)
http://journals.aps.org/prl/abstract/10.1103/PhysRevLett.116.161101
Görsel: Gözlemlenen, aha bele bele gamma ışını saçan, Perseus kümesinin ortasındaki NGC 1275 galaksisi (Hubble).

Yazar: Bilgecan Dede.

The following two tabs change content below.

Bilgecan Dede

Hukuğa kafası basmadığından meslek okuluna gitti bu. Ondan sonra gâvur bir ustanın yanına çırak verdiler eli iş tutsun diye, çok şükür ustalığını kazanmış ondan, şimdi de usta olmuş çalışıyor. Eli yüzü düzgün biriyle de evermişler. Ben diyorum, “Bak ileride torun combalak olacak, gel bir şirkette işe başla.” Ama dinlemiyor ki, asi biraz bu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.