Fitamin Yemeden Duramamak

Madem amniyoik bant ile ilgili bir gündem var, biz de durur muyuz? Patlattık hemen gebelik ile ilgili bir yazı. Az çakal değiliz ha. (Tabii bu yazı yazılırken gündem oydu fakat olanca tembelliğimiz ile yazıyı ancak yayımladık, hâliyle gündem de değişti :/)

Evet, konumuz gebelikte folik asit kullanımı, sevgili Bilim Ne Güzel Lanseverler. Prensip olarak her zaman korunmayı önersem de kimileri çocuk yapmak istiyor. Tabii hamilelik sırasında takviye gıdaların biri geliyor, diğeri gidiyor. Peki, folik asit nedir?

Esasen her şey vitamin B9 ile başlıyor. Bu bizim ihtiyaç duyduğumuz ve özellikle hamilelikte sinir sistemi gelişimi için kesinlikle elzem bir vitamin. Yiyeceklerdeki doğal formu “folat” iken takviye gıdalarda ve multivitamin haplarında “folik asit” şeklinde bulunmakta. Bebek gelişimi için çok önemli olduğundan bir halk sağlığı hareketi olarak (tıpkı tuzlara iyot eklenmesi gibi) pek çok besine (un başta olmak üzere) sonradan ekleniyor. Folatın sentetik üretilen ve besinlere sonradan eklenen formu olan folik asit, kana geçip uygun şekilde metabolize olup kullanılıyor. Kimyasal formu hakkında çok kafa karıştırmaya gerek yok, ikisi de vücutta aynı şekle gelip aynı yerlerde kullanılıyor. Esasen birbirlerinden çok da farklı değiller.

Eh, “Bu kadar gerekli bir şey, e yapay formu da aynı işlevi görüyor, ne diye bunun hakkında yazı yazıyorsunuz :/” diyebilirsiniz. Aslında haklısınız, her şey yolunda gitse bir problem yok; besinlere folik asit eklenmesi çok iyi niyetli ve başarılı bir halk sağlığı hareketi. Pek çok nöronal (sinir sistemi ilişkili) defekt azaldı, daha sağlıklı bebekler doğmaya başladı. Ancak bilinçlenen ve takviye vitaminlere erişimi kolaylaşan gebeler için başka bir sorun ortaya çıktı: Bu sefer fazla miktarda folik asit almaya başladılar ve sorun da burada başlıyor. Kanda dolaşan ve metabolize olmamış bu kadar folik asit ne yapıyor?

Aşağıda bulabileceğiniz derleme, folik asitin olası etkileri hakkında yayımlanmış çeşitli makaleleri inceliyor. Bu makalelerin vardığı ortak sonuç, metabolize olmamış folik asit konsantrasyonunun yüksekliği ile otizm spektrum bozukluğunun ilişkili olduğu. Yani, “Çocuğum sinir sistemi defekti ile doğmasın aman!” deyip vitamin haplarının içinde yüzünce başka bir sorunla karşılaşabiliyoruz.

E n’apalım, almayalım mı, vücudumuza fitamin girmesin mi 🙁 Şu kadar yazıp da sonunu “azı karar, çoğu zarar” ile bağlamak da hiç istemiyorum ama maalesef öyle. Takviyenin de bir sınırı var elbet. Bu konunun ayrı bir önemi daha var. Otizmdeki artış ile aşılamadaki artışın paralel seyretmesi genellikle aşı karşıtlığı için bir argüman oluyor. Fakat aynı grafikte, vitamin takviyelerinin kullanımı da artıyor. Bu da “AŞILAR OTİZM YAPIYORMUŞ BAK!” diyenlerin ağzına ağzına vurabileceğimiz yeni bir argüman demek oluyor. Bu arada, bunların hiçbirisinin tıbbi tavsiye olmadığını belirtelim. Takviye vitaminlere ihtiyacınız olup olmadığını lütfen doktorunuza danışınız. Zaten ben hamile olsam çocuğumun gelişimi için takviye vitamin alıp almamaya Bilim Ne Güzel Lan ile karar vermezdim :/

Söz konusu derleme: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5704156/

The following two tabs change content below.

Ufuk Gökçek

Yazar: Ufuk Gökçek (tümünü gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.